Mutlu Bir Aile Hikayesi – 3. Bölüm

26 Mart 2020 0 Yazar: analsex

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mutlu Bir Aile Hikayesi – 3. Bölüm
Orgazmla tanıştığım o haftasonundan sonra yeniden olağan hayatlarımıza dönmüştük. Okuldan eve geldiğimde yaklaşık 2 saat kadar evde yalnız kaldığımı hatırlarsınız. İşte o günlerden birinde, evde yalnız başıma otururken aklıma yaz tatilimiz ve sonrasındaki hafta sonu tatilimiz geldi. Düşündükçe vajinamın ıslandığını hissediyordum. Sonra ablamın bana öğrettiği mastürbasyon geldi ve yatağıma uzanıp elimi vajinama getirdim. Gözlerimi kapattım ve elimi vajinama bastırmaya, klitorisimi okşamaya başladım. Bir yandan da ablamla ve Sinem’le birbirimize sürtündüğümüz anları gözümün önüne getiriyordum. Yaklaşık 15 dakika kadar mastürbasyon yaptıktan sonra orgazm olmuştum. Ama açıkçası benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Çünkü sevişerek orgazm olduğumun yarısı kadar bile keyifli değildi.

Bir saat kadar sonra Defne eve geldi ve doğruca odasına girdi. Ben de peşinden gittim.

“Sude çıkar mısın, üzerimi değiştireceğim.”

Kapısının dışında beklemeye başladım, ama açıkçası bozulmuştum. Çünkü daha önce Sinem’in karşısında giyindiğini biliyordum. Biraz bekledikten sonra içeri seslendim ve sonra tekrar odaya girdim. Altına eşofman, üstüne ise dar bir bluz giymişti. Göğüs uçlarını görebiliyordum.

“Bir şey mi oldu Sude?” Diye sordu.
“Evet, sana bir şey söyleyecektim.”
“Söyle ablacım.”
“Hani sen bana şey yapmayı öğretmiştin ya.”
“Ne yapmayı?”
“Ya şey yapmayı öğretmiştin hani evde yalnız kaldığımız hafta sonu.”

Yanaklarımın kızarmasından neyi kastettiğimi anlamıştı. Ama sevişirken utandığımı gören ve sevecen tavırla utancımı gideren Defne’den eser yoktu. Tam aksine kaşlarını çattı ve gözlerimin içine sertçe bakmaya başladı. Devam etmem gerektiğini anladım.

“Ben bugün ilk defa onu yaptım da…”
“Sude ne saçmalıyorsun sen?” Diye sözümü kesti. “Ablanım ben senin, böyle şeyleri bana anlatmaman gerekiyor.”

Neye uğradığımı şaşırmıştım. Bana orgazmı da, mastürbasyonu da o öğretmişti. Ama şimdi sanki çok ayıp bir şey yapıyormuşum gibi beni azarlıyordu. Üstelik geçen seferki gibi onu öpmeye falan da çalışmamıştım. Sadece bu konuyla ilgili bir şey danışmak istiyordum.

“Özür dilerim” dedim sessizce ve hemen odama gidip kapımı arkadan kilitleyerek yatağa geçtim. Birazdan annem ve babam gelecekti, ağlarsam annem hemen anlardı. O yüzden ağlamamalıydım. Ama Defne’nin o tavrı o kadar içime oturmuştu ki, kendimi çok zor tutuyordum. Sanki o şehvet dolu sevişmeleri yaşayan biz değilmişiz gibi, sanki ben çok ayıp bir şey yapıyormuşum gibi davranıyordu.

Aradan bir ay geçti, Defne’yle aramız açık bir şekilde soğumuştu. Yaz tatiline giderken bile heyecanlanamamıştım. Ama Sinem de Defne de çok heyecanlı ve isteklilerdi. Yolda bir ara dinlenme tesisinde mola verdik. Orada Sinem benim yanıma gelip neden durgun olduğumu sordu. Ona kısaca olayı anlattım. Sinem de en az benim kadar şaşırmıştı.

Otele gidip odalarımıza yerleştikten sonra tekrar lobiye indik, sonrasında yemek faslı, yemek sonrası çay kahve derken saat yine 11 olmuştu. Büyükler yatmaya giderken bizi de peşlerinden sürüklemişlerdi. Odaya yaklaşırken kalbimin küt küt atmaya başladığını hissettim. Birazdan odada nasıl bir hava olacaktı? Tıpkı geçen seneki gibi hunharca sevişecek miydik, yoksa Defne’nin tripleri yüzünden tatilimiz zehir mi olacaktı?

Odaya girer girmez Sinem kapıyı kilitledi ve “Durun” diye bağırdı. “Kimse üstünü değiştirmesin?” İkimiz de şaşırmıştık. Defne “neden ki?” Diye sordu. Sinem ise “Harika bir fikrim var çünkü” dedi ve hemen çantasını karıştırıp iskambil kağıtlarını çıkardı. Defne hemen “Çok yorgunum ben, siz oynayın” diye mızıkçılık yapmaya çalışsa da Sinem ısrar edip onu da oyunda tuttu. “Üstelik bu sefer farklı bir şekilde oynayacağız. Çok iyi bir fikrim var” diye merak uyandırarak Defne’yi ikna etti.

Ben ve Defne yatakların ucunda oturmuş Sinem’i izliyorduk. Sinem ise bir sunucu edasıyla bir bana bir Defne’ye dönerek oyunu anlatıyordu. “Bildiğiniz pis yedili oynayacağız. Ama bu sefer cezası biraz farklı. Kazanan kişi bir parça kıyafetini çıkaracak. Her oyunda bir parça kıyafet… Sonra tamamen çırılçıplak kaldıktan sonra da her oyunda bir parça kıyafet giyecek. Pijamalarını eksiksiz olarak ilk giyen kişi kazanır.”

Enteresan bir oyundu. Açıkçası ben biraz gerilmiştim, çünkü ablamla kuzenimin önünde çırılçıplak kalma fikri beni korkutuyordu. Üstelik göğüslerim ikisininkilerden de küçük olduğu için biraz utanıyordum. Ama kabul etmeyi düşünüyordum. Asıl kafamı kurcalayan, Defne’nin nasıl bir tavır takınacağıydı. Defne’nin kafasında oyunu ölçüp tarttığını tahmin edebiliyordum.

“Ama bu oyun çok mantıksız” dedi sonra. “Bunda sadece kazanan kıyafetlerini giymiş oluyor. Kaybedenlere de ceza vermek lazım.”
“Olabilir,” dedi Sinem. “Peki nasıl bir ceza verelim?”
“Kaybeden iki kişi oyun bittiğinde üzerinde ne varsa onunla uyuyacak.” Dedi Defne.
“Anlaştık” dedik hep bir ağızdan. Ardından eğlenceli oyunumuz başladı.

İlk oyunu Defne kazandı. Ben ve Sinem ne yapacak diye beklerken sağ ayağını öne uzatıp çorabını çıkardı. Ben tişörtünü çıkarmasını ve ablamın göğüslerini görebilmeyi umut ederken bu hareketi beni dumura uğratmıştı. Ardından üçümüz birlikte kahkahalarla gülmeye başladık.

İkinci oyunu ben kazandım, ben de ablamdan gördüğüm gibi çorabımı çıkardım. Üçüncü oyunu yine Defne kazandı ve diğer çorabını çıkardı. Dördüncü oyunu ben kazandım ve ben de diğer çorabımı çıkardım. Sinem “Anlaşılan ben bu gece böyle uyuyacağım” deyince hep birlikte gülüştük.

Sinem ardarda üç oyun kazandı ve önce çoraplarını, ardından da tişörtünü çıkardı. Göğüsleri sütyeninin içinde gerçekten çok güzel görünüyordu. Sonraki oyunu ben kazandım, tişörtümü çıkarmam gerekiyordu ama çok utanıyordum. Sonra ayağa kalkıp sırtımı onlara döndüm ve tişörtümü çıkardım. Tekrar yerime oturduğumda utançtan kıpkırmızıydım. Sinem ve Defne ise yüzüme bakıp gülüyorlardı.

Sonraki oyunu yine ben kazanmıştım ve bu kez şortumu çıkaracaktım. Battı balık yan gider diye düşünerek ayağa kalktım ve şortumu bir çırpıda indirerek tekrar oturdum yatağın üstüne. Artık ablam ve kuzenimin önünde sadece iç çamaşırlarımla duruyordum.

Sıradaki oyunu Defne kazandı ve oturduğu yerden tişörtünü çıkarıverdi. Ablamın göğüslerini daha önce mayo giydiğinde görmüştüm. Ama geçen yazdan bu yana göğüsleri Sinem’inkiler kadar olmasa da büyümüştü. Yeni hallerini ilk kez görüyordum. Defne bir oyun daha kazandı ve kalkıp şortunu indirdi. Bir sonraki oyunda ise Sinem kazandı ve o da şortunu çıkardı. Şimdi üçümüz de iç çamaşırlarımızla oturuyorduk.

Sıradaki oyunu kazanan kişi, sütyenini çıkaracaktı. Bu yüzden odada inanılmaz bir sessizlik hakimdi. Oyunu ablam kazandı ve biz Sinem’le ellerimizi ovuşturarak beklemeye başladık. Ablam önce biraz utandı, sonra da “Aman, sizden mi utanacağım?” Diyerek elini arkaya attı ve sütyeninin kopçasını tek hamlede çözüverdi. Sütyenini kollarından kurtardığında o muhteşem göğüslerle gözlerimin arasında hiçbir şey kalmamıştı. Büyük bir portakal boyutunda, uçları öne doğru sivri ve yukarı kalkık, birbirinden hafif ayrık ve dışa bakan ik muhteşem göğüs gözlerimin önündeydi.

Ablam bir oyun daha kazandı ve pijamasının altını alıp giymeye çalıştı. Ama Sinem hemen itiraz etti ve “Hayır, giyinmeden önce çırılçıplak kalman lazım. O yüzden önce külodunu çıkaracaksın.” dedi. Ben bu istek karşısında şok olmuştum, Defne’nin bakışlarından onun da şok olduğunu anlayabiliyordum.

“Saçmalama Sinem, ne demek külodunu da çıkaracaksın.”
“Oyunun başında söyledim, tamamen çırılçıplak kaldıktan sonra her oyunda bir parça giyinebilirsin.”

Defne ne kadar itiraz etse de nafileydi, en sonunda Sinem galip çıktı ve Defne kalkıp külodunu aşağı doğru sıyırdı. Hayatımda ilk kez kendimden başka birinin cinsel organını görmüştüm ve bu kişi benim öz ablamdı. Vajinasının üst kısmı hafif hafif kıllanmış, ama etrafı tertemizdi. Ablam tekrar yerine oturdu ve oyuna kaldığımız yerden devam ettik. Ama ablamın göğüslerine ve vajinasına bakmaktan oyuna konsantre olamıyordum.

Sıradaki oyunu Sinem kazandı ve o da hiç tereddüt etmeden elini arkaya götürüp sütyeninin kopçasını açtı. Ardından sütyeni kenara bırakıverdi. Onun göğüsleri ablamınkinden biraz daha büyüktü ve uçları da daha siyahtı. Sonraki oyunu ablam kazandı ve tekrar ayağa kalkıp o muhteşem vajinasını gözlerimizin önüne serdikten sonra külodunu geri giydi. Tekrar oturdu.

Sonraki oyunu ben kazandım, ama sütyenimi çıkarmaya utanıyordum. Çünkü göğüslerim ikisinin göğüslerine oranla da daha küçüktü. Uzun süre utançtan hareket edemeyince Sinem elini arkama uzattı ve sütyenimin kopçasını çözdü. Sonra kaçacak yerim olmadığını anlayıp sütyenimi kenara attım. Ama ellerimle göğüslerimi saklamaya çalışıyordum. Bu hareketim ikisini de kahkahalara boğmuştu.

Kağıtlar yeniden dağıtılınca kağıtları tutabilmek için göğüslerimi serbest bırakmak zorunda kalmıştım. Şimdi üçümüz de yatağın üzerinde, sadece altlarımızda iç çamaşırımız olduğu halde pis yedili oynamaya devam ediyorduk. Ancak aramızda bir fark vardı, ablam giyinmeye başlamıştı. Bizim ise hala soyunmamız gerekiyordu.

Oyunu Sinem kazandı ve ayağa kalkıp yine tereddütsüz bir şekilde külodunu aşağı indirdi. Külodu ikimizin arasına atmıştı ve baktığımda külodun ön kısmının ıslak olduğunu görmüştüm. Sonraki oyunu Defne kazandı ve yatarken giyeceği o minik şortu giydi. Göğüslerini bir an önce kapatmak için önce tişörtünü giyeceğini düşünmüştüm, ama o göğüslerinin açıkta olmasından rahatsız değildi.

Bir sonraki oyunu ben kazandım ve ben de utana sıkıla kalkıp külodumu indirdim. Benim vajinam da ablamın ve Sinem’in muhteşem göğüslerini izlemekten ıslanmıştı. Şimdi ben ve Sinem çırılçıplaktık. Defne ise bir oyun daha kazanırsa tamamen giyinmiş olacaktı. Nitekim öyle de oldu. Defne oyunu kazandı ve zafer nidalarıyla yatağın üzerinde zıplamaya başladı. Bir yandan da tişörtünü giymeye çalışıyordu. Ancak o zıpladıkça bir yukarı bir aşağı yaylanan göğüslerinden gözlerimi alamıyordum.

Defne giyinip yerine oturduktan sonra bir anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü ben de Sinem de çırılçıplaktık. Oyunun kurallarına göre bu şekilde uyumamız gerekiyordu. Üstelik ikimiz aynı yatakta uyuyacaktık. Defne hala zaferini kutluyordu.

“Bana bakın, gece uyanıp kontrol edeceğim. Sakın üstünüze bir şey giymeye kalkmayın, bu şekilde uyuyacaksınız.” Diyerek gülüşmeye devam ediyordu. Oyunu kaybetmiş olmanın hüznü bir yandan, Sinem’le çırılçıplak aynı yatakta uyuyacak olmamız bir yandan; çok karmaşık duygular içerisindeydim. Sonra Defne yatağına çekildi, ben de utançla hemen kendimi pikenin altına attım. Ama Sinem’in hiç utanır gibi bir hali yoktu. Rahat tavırlarla kalktı, odada boydan boya yürüdü ve muhteşem vücudunu bize sergiledi. Sonrasında ışığı kapattı ve yatağa gelip yanıma sokuldu.

O şekilde eğlenceli sohbetler ederek uyuduk. Ertesi sabah üzerimizdeki pikenin aniden kaldırılmasıyla uyandık. Defne bizden önce uyanmış ve hala çıplak olup olmadığımızı kontrol etmek için pikemizi kaldırmıştı. Bir anda Sinem de ben de çırılçıplak yatakta kalakaldık. Utançla hemen pikeyi üstüme çektim. Ama Sinem o şekilde yataktan çıktı ve “Günaydın” diyerek ablama sarıldı. Ablamın dudağına bir öpücük kondurduğunu da görmüştüm. Ama ablam kendini biraz geri çekmeye çalıştı.

Sonra benim yanıma gelip beni de dudaklarımdan öptü ve bana da “Günaydın” dedi. Ablamdan çekindiğim için öpücüğüne karşılık vermemiştim. Sonra odada çırılçıplak dolaşarak kıyafetlerini topladı. Ben de ondan külodumu ve sütyenimi istedim. Benimkileri de verdi ve ben pikenin altında, o da odanın ortasında olmak üzere giyindik.

Sonraki geceler de odaya gelir gelmez yine aynı oyunu oynamaya başladık. Bu tatildeki oyunumuzun bu olacağı belli olmuştu. İkinci gün oyunu yine Defne kazanmıştı, ama bu sefer ben külodumu ve tişörtümü giyebilmiştim. Sinem ise külodu ve şortunu giymişti. Yani Sinem’in göğüsleri yine açıktaydı. Üçüncü gün ise ben kazandım ve ablam çırılçıplak kalmıştı. İntikam almak için sabahında ben de onun pikesini kaldırdım. Ama o hiç utanmadan tıpkı Sinem gibi kalkıp odanın içinde çırılçıplak dolandı, hatta önce tuvalete gitti. Odanın içinde biraz oyalandı, sonra giyindi.

Dördüncü gece artık üçümüz de çıplaklığa alışmıştık. O geceki oyunda bir ara üçümüz de çırılçıplak kalmıştık. Üçümüzün de vajinasından suların damladığını görebiliyordum. Çünkü dört gecedir birbirimizi çıplak görüyor, birbirimizi arzuluyor ama hiçbir şey yapmıyorduk. Sonra ablam üç oyun ardarda kazandı ve biz yine Sinem’le çırılçıplak kaldık. Ama artık üçümüz de hiç utanmıyorduk. Hatta o gece hava da biraz sıcak olduğu için pike almadan yatağa serildik ve o şekilde uyuduk.

Gece bir ara uyandığımda Sinem’in bana arkadan sarıldığını ve göğüs uçlarının sırtıma baskı yaptığını hissettim. Bu his çok hoşuma gitmişti. Sinem’in sıcaklığını tüm vücudumda hissediyordum. Sonra yatakta dönerek yüzümü ona doğru döndüm. Gözleri açıktı, uyumuyordu. Uzanıp dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Ablam uyuyor olsa bile hala ondan çekiniyordum. Çünkü beni çok kırmıştı. Ama Sinem bir kez daha dudaklarıma dudaklarıyla değdiğinde, bu kez kendini hemen geri çekmedi ve alt dudağımı alıp dudakları arasında emmeye başladı. Daha fazla karşılıksız kalamazdım. Ben de ona karşılık vermeye başladım. Birbirimize sarılarak daha şehvetli öpüşmeye başladık. Göğüs uçlarımız birbirimizin göğüs uçlarını eziyordu. Bu his bana tarifi mümkün olmayan bir zevk veriyordu. Sonra Sinem’i sırt üstü çevirdim ve üzerine çıktım. Dudaklarından hiç ayrılmadan, bacaklarımı bacaklarına doladım ve birbirimize sürtünmeye başladık.

Daha öne evde yalnız kaldığımız hafta sonu bunu defalarca yapmıştık. Ama bu aldığım zevki hiçbirinde hissetmemiştim. Çıplak vajinalarımızın birbirine temas etmesi, Sinem’in vajinasının sıcaklığı beni benden almıştı. Sesimi kontrol edemiyordum, istemsizce inliyordum. Sularımızın birbirine karıştığını hissettim. Sinem’in eli çıplak kalçalarımı tutup iki yana ayırdığında vajinamdan birkaç damla damladığını hissetmiştim. Sinem de küçük iniltiler çıkarıyordu. Bir ara soluma doğru baktığımda Defne’nin uyandığını ve bizi izleyerek mastürbasyon yaptığını gördüm. Elini şortundan içeri sokmuştu ve o şekilde vajinasını okşuyordu. Bu manzara beni iyice çıldırtmıştı. Sesimi mümkün olduğu kadar kısmaya çalışarak kendimi bütün gücümle Sinem’e doğru bastırdım. Aynı anda onun da bana kendini bastırdığını fark ettim. Dudaklarımız dillerimiz birbirine dolanmış, vajinalarımız birbirine sürtünürken küçük çığlıklar atarak birlikte orgazm olduk. Adeta nefesimiz kesilmişti, ama dudaklarımızı birbirinden ayıramıyorduk. Kuzenimin dudaklarını o kadar özlemiştim ki, sabaha kadar emmek, öpmek istiyordum.

En sonunda nefesimiz düzelmişti. Kendimi Sinem’in yanına bıraktım. Tam o esnada Defne’den de orgazm sesleri gelmeye başladı. Dönüp baktığımda bir eli hala vajinasının içinde, diğer eli ile de tişörtünü yukarı çekmiş ve göğsünü sıkıştırmış vaziyette orgazm olduğunu gördüm. Bu muhteşem manzarayla ter içinde kalmış vaziyette derin derin nefes alıyorduk. Hiçbir şey konuşmadan o şekilde uykumuza kaldığımız yerden devam ettik.

Ertesi gün uyandığımızda, Defne sanki dün geceki olaylar hiç olmamış gibi davranıyordu. Ben ve Sinem ise uyanır uyanmaz birbirimize sarılmış, birbirimizi iştahla öpüyorduk. Gece olduğunda tekrar aynı oyunu oynadık. Sinem ilk kez kazanmıştı ve bu kez ben de Defne de çırılçıplak kalmıştık. İkimiz de artık çıplaklık konusunda çok rahat olmuştuk ve o şekilde yataklara geçtik. Sinem ise ışıkları kapattıktan sonra yatağa geldi, tam yatağa girecekti ki karanlıkta kıyafetlerini çıkardığını farkettim.

Oyunu kazanmasına rağmen o da çırılçıplak kalarak yanıma geldi ve doğruca dudaklarıma yapıştı. Ablamın uyanık olmasına ve bizi izlemesine aldırmadan hunharca sevişmeye başladık. Dillerimiz dudaklarımız birbirine dolanmıştı. Gözlerimiz iyice karanlığa alıştığında ablamın yine kendini okşadığını farketmiştim. 15 dakika kadar seviştik. Ellerim Sinem’in kalçalarındaydı. Ne tepki vereceğinden çok korkuyordum ama bir cesaretle ellerimden birini Sinem’in kalçasından ayırdım ve yavaşça göğsünün üzerine getirdim. Göğsünü sıkmamla Sinem aniden kasılmaya ve orgazm çığlıkları atmaya başladı. Çok ani bir şekilde orgazm olmuştu ve nefes nefese kalıp yanıma devrildi. Sevişmeye devam etmek istiyordum ama Sinem yanımda hareketsiz yatıyordu. “Ne olacaksa olsun” diyerek yataktan kalktım ve çırılçıplak uzanmış kendini tatmin etmeye çalışan ablamın üzerine yattım.

Ben üzerine yatar yatmaz sanki bu anı bekliyormuş gibi dudaklarıma yumuldu. Birbirimizle sevişmiyor, adeta birbirimizi parçalamaya çalışıyorduk. Ablamın elleri benim kalçalarıma gitmişti. Ben ise bir elimle yataktan destek alıyordum. Diğer elimi de boynundan yavaş yavaş ablamın o muhteşem göğsüne getirdim. Bir süre sonra ablam başımı aşağı eğerek beni göğsüne doğru ittirdi. Ne yapmak istediğini anlamamıştım. Ama Defne göğsünü tutup ağzımın önüne getirdiğinde yalamamı istediğini anladım. Ağzımı açtım ve göğüs ucunu ağzımın içine aldım. Diğer elim de kalçasını parçalarcasına sıkıyordu. Göğüs ucunu emiyor, yalıyordum. Ablam da daha fazla tutamadı kendini ve çığlık çığlığa orgazm olmuştu. Nefesi düzelir düzelmez beni yatağa sırt üstü yatırdı ve dudaklarıma yumuldu.

Ablamın eli doğruca vajinama gitmişti, eli vajinamın ıslaklığına değdiğinde kendimden geçmeye başlamıştım bile. Ardından göğsüme uzanıp küçücük göğsümü tamamıyla ağzının içine aldı ve diliyle göğüs ucumun etrafında daireler çizmeye, diliyle baskı uygulamaya başladı. Her seferinde daha büyük bir zevk yaşayamam diye düşünmeme rağmen, her seferinde daha büyük bir zevkle orgazm oluyordum. Nitekim öyle oldu ve ablam beni hayatımın en şiddetli orgazmına ulaştırdı. Benim kasılmalarım bittikten ve kendimi yatağa bıraktıktan sonra Defne yanıma yatıp bana sarıldı. Onun o sıcaklığı bütün vücudumu sarmıştı. Artık bitap düşmüştüm ve gözlerim kayıyordu. Uykuya dalmak üzereydim.

“Sana çok kırgınım Defne, beni çok kırdın” dedim uyumak üzereyken.
“Özür dilerim Sude”
“Neden beni reddettin? Sana mastürbasyonla ilgili bir şey soracaktım. Bana neden kızdın?”
“Çünkü ben senin ablanım ve bu yaptıklarımız çok yanlış” dedi. Uyumadan önce duyduğum son şey buydu. O benim ablamdı ve bu yaptığımız şey çok yanlıştı. Ama ben o gece çırılçıplak ablamın kucağında, hayatımın en mutlu uykusunu uyumuştum. Bunun çok yanlış olduğunu savunan ablam, bana az önce hayatımın orgazmını yaşatmıştı. Çırılçıplak vajinama elini sürmüş, eli sularımla sırılsıklam olmuş, göğsümü ağzına almış ve beni çığlık çığlığa orgazma ulaştırmıştı…

Sabah uyandığımda hala ablamla çırılçıplak sarılmıştık. Sinem de uyanmış bizi izliyordu. Yattığım yerden doğruldum. Ablamın uyanınca yine kalbimi kırmasından korkuyordum. Ama tam ben yataktan çıkarken ablam da uyanmıştı ve beni kolumdan tutup kendine çekerek dudaklarımdan kocaman bir öpücük aldı. Kalkıp giyindik ve yemeğe indik.

Sonraki gece odaya çıktığımızda Defne doğruca benim üstüme geldi ve beni duvara yapıştırıp dudaklarıma yumuldu. Anladığım kadarıyla dün geceki konuşmam etkili olmuştu ve gönlümü almak istiyordu. Ona şehvetle karşılık verdim. Sonra beni yatağa yatırdı ve üstüme çıktı. Bir eliyle küçük göğüslerimi yoğururken diğer eliyle de yataktan destek alıyordu. Ben de onun kalçalarını yoğuruyor, iki yana çekiştirip bırakıyordum. O sırada Defne’nin şortunun elimin altından kaydığını hissettim. Göz ucuyla baktığımda Sinem’in Defne’nin şortunu çıkardığını gördüm. Hemen ardından külodunu da çıkardı. Şimdi Defne’nin mıncıkladığım kalçaları çıplaktı. Ama üstünde hala tişörtü vardı.

Hemen ardından Sinem’in eli bu kez benim şortumun kenarlarındaydı. Belimi biraz kaldırarak yardımcı oldum. Defne de bacaklarını benimkilerden ayırmış, Sinem’in işini yapmasına yardımcı oluyordu. Sinem şortumla külodumu birlikte çekerek benim alt kısmımı da çıplak hale getirmişti. Ardından ablamın o muhteşem vajinası, benimkiyle buluştu. Dillerimiz, dudaklarımız, vajinalarımız, zevk sularımız birbirine karışmıştı. Muhteşem bir şekilde inleyerek sevişiyorduk. Çok geçmeden Defne küçük orgazm çığlıkları atarak yanıma devrildi. O devrilir devrilmez de Sinem onun boşalttığı yere gelip bıraktığı yerden görevi devraldı. Sinem bizi izlerken soyunmuş, çırılçıplak kalmıştı.

Sinem üzerime yattığı gibi alttan tişörtümü çekiştirerek yukarı doğru sıyırdı ve ardından sütyenimi yukarı doğru çekiştirdi. Göğsüm açığa çıkınca da bir elini göğsümün üzerine attı. Ablam da boştaki göğsümü ağzına almış deliler gibi yalıyordu. Tişörtüm ve sütyenim boğazımı sıkmaya başlamıştı. Yerimde biraz doğrularak tek hamleyle ikisinden birden kurtuldum. Ablam bir yandan benim göğsümü yalarken diğer yandan da kendi tişörtünü ve sütyenini çıkartıyordu.

Çok geçmeden ben de orgazm oldum. Sinem benim üzerimden kalkıp Defne’nin üzerine yattı. Harika görünüyorlardı. Kafamı aralarına sokup, günlerce ağzımın suyu aka aka izlediğim iki çift göğsü yalamaya, mıncıklamaya başladım. Bir ablamın göğüslerini alıyordum ağzıma, bir Sinem’inkileri. Ama benim kafam aralarındayken rahat öpüşemiyorlardı. Bu yüzden aralarından ayrıldım ve arkalarına geçtim.

Ablam Sinem’in kalçalarını iki yana ayırıyordu ve Sinem’in göt deliği ve vajinası gözümün önündeydi. Elimi iki muhteşem vajinanın arasına soktum ve yaklaşıp yakından izlemeye başladım. Elimi aralarına soktuğum anda ikisinin de inlemeleri artmıştı ve elim birkaç saniye içinde sırılsıklam olmuştu. Sinem’in orgazm iniltileri başladığında vajinasını daha yakından izledim. Vajinasının kasılmalarını, içindeki o küçük çıkıntının iyice dışarı çıkmasını, sonra da elime damlayan o zevk sularını birkaç santimetre öteden izliyordum. Sonra Sinem kendini yana bıraktı. Ben de elimle Defne’nin vajinasını okşamaya Sinem’in bıraktığı yerden devam ettim. Defne inlerken “Sakın durma, çok iyisin Sude sakın durma” diye sayıklar gibi konuşuyordu. Birkaç dakika geçmeden aynı mesafeden Defne’nin orgazmını da izlemiştim.

Yanlarına çıkıp aralarına yattım ve sırılsıklam olan elimi ikisinin göğsüne sırayla sürerek sildim. Bu hareketimle üçümüz birden kahkahalara boğulmuştuk. O gece üçümüz aynı yatakta, çırılçıplak uyumuştuk.

O tatil bitene kadar her gece, odaya çıkar çıkmaz çırılçıplak kaldık ve birbirimizle deliler gibi seviştik. Ancak içten içe sürekli tatil bitince ne olacağını düşünüyordum. Defne yine domuz moduna mı girecekti, yoksa bu tatildeki gibi sevişebilecek miydik…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32